Gümüşhane’de Tarihi Mezarlar Kaçak Define Kazılarıyla Tahrip Edildi
Gümüşhane’nin Yukarı Yuvalı köyü sınırlarında bulunan Yapraklı Yaylası’ndaki tarihi mezarlar, son dönemde sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlarla yeniden gündeme geldi.
Yaylada, 1915-1918 Osmanlı-Rus Harbi döneminden kaldığı değerlendirilen yaklaşık 30 tarihi mezarın bulunduğu belirtiliyor. Alandaki bazı mezarların ise define aramak amacıyla gerçekleştirilen kaçak kazılar nedeniyle tahrip edildiği aktarıldı.
Olayın daha önce basın ve yayın organlarına yansımasına rağmen, mezarlara ait görüntülerin daha sonra bazı sosyal medya hesaplarında farklı bir bağlam içerisinde paylaşılması tartışmalara neden oldu.
Söz konusu görüntülerin “altın madeni için tarihi mezarlar talan edildi” ifadeleriyle paylaşılması üzerine olayın gerçek niteliğinin yeniden gündeme geldiği görülüyor.
Mezarlardaki Tahribatın Nedeni Define Aramak İçin Yapılan Kaçak Kazılar
Paylaşılan bilgilere göre Yapraklı Yaylası’ndaki mezarların zarar görmesinin nedeni altın madenciliği faaliyetleri değil, define aramak amacıyla gerçekleştirilen kaçak kazılar olarak belirtiliyor.
Bu ayrım, olayın anlaşılması açısından önem taşıyor.
Bir tarihi mezarın define aramak amacıyla kazılması, hem kültürel mirasa hem de arkeolojik verilerin korunmasına zarar verebilir. Özellikle tarihi mezarlarda bulunan konum, mezar düzeni, gömü biçimi ve çevredeki diğer izler, geçmişe ilişkin önemli bilgiler taşıyabilir.
Kaçak kazılar sırasında bu bilgiler geri dönüşü olmayan şekilde kaybolabilir.
Define arayışı amacıyla yapılan kontrolsüz kazılarda yalnızca olası bir gömü alanı değil, mezarın kendisi ve çevresindeki tarihsel bağlam da tahrip edilebilir.
Sosyal Medyada “Altın Madeni Talanı” İfadesi Kullanıldı
Olayla ilgili dikkat çeken gelişmelerden biri de daha önce kaçak kazılar nedeniyle tahrip edildiği belirtilen mezarlara ait görüntülerin sosyal medyada farklı bir anlatımla paylaşılması oldu.
Bazı paylaşımlarda görüntülerin, tarihi mezarların altın madenciliği faaliyetleri nedeniyle tahrip edildiğini göstermek amacıyla kullanıldığı ileri sürüldü.
Bu durum, aynı görüntünün farklı bir bağlam içerisinde kullanılması ve sosyal medyada yeni bir iddiayı desteklemek amacıyla paylaşılması konusunda tartışma oluşturdu.
Burada özellikle görüntünün kendisi ile görüntüye eşlik eden açıklamanın birbirinden ayrılması gerekiyor. Bir fotoğraf veya video tek başına, görüntünün ne zaman, nerede ve hangi olay sırasında kaydedildiğini her zaman kanıtlamayabilir.
“Altın Madenciliği Milli Mücadelemiz” Hesabından Uyarı
“Altın Madenciliği Milli Mücadelemiz” adlı sosyal medya hesabı da söz konusu paylaşımlara ilişkin bir açıklama yaptı.
Hesabın paylaşımında, defineciler tarafından tahrip edildiği belirtilen tarihi mezarlara ait görüntülerin daha sonra altın madenciliğiyle ilişkilendirildiği savunuldu.
Açıklamada, define aramak amacıyla tahrip edilen mezarlar üzerinden kamuoyundaki hassasiyetlerin farklı bir tartışma içerisinde kullanılmaması gerektiği yönünde değerlendirmeler yer aldı.
Hesap ayrıca madencilik konusunda sosyal medyada yayılan içeriklerin kaynağının ve bağlamının sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Sosyal Medyada İçeriğin Kaynağını Kontrol Etmek Neden Önemli?
Bu olay, özellikle tarihi alanlara ait görüntülerin sosyal medyada paylaşılması konusunda önemli bir noktaya dikkat çekiyor.
Bir görüntü paylaşılırken;
Görüntünün ilk kez nerede yayımlandığı,
Olayın ne zaman gerçekleştiği,
Görüntünün hangi bölgeye ait olduğu,
İlk haberlerde olayın nasıl tanımlandığı,
Fotoğraf veya videonun eski bir olaya ait olup olmadığı
kontrol edilmelidir.
Özellikle tarihi eserler, definecilik ve madencilik gibi kamuoyunda hassasiyet oluşturabilecek konularda görüntünün kendisi kadar görüntünün bağlamı da önemlidir.
Aynı fotoğrafın farklı bir olayın kanıtıymış gibi yeniden paylaşılması, kamuoyunun olay hakkında yanlış bir kanaate ulaşmasına neden olabilir.
Tarihi Mezarlar Neden Korunmalı?
Yapraklı Yaylası'nda bulunduğu belirtilen mezarlar yalnızca birer toprak veya taş yığını olarak değerlendirilmemelidir.
Eğer mezarların 1915-1918 dönemine ait olduğu arkeolojik veya tarihsel çalışmalarla doğrulanırsa, bu alanlar dönemin insan hareketleri, savaş koşulları ve bölgesel tarih açısından önemli bilgiler barındırabilir.
Bir mezarın kazılması veya tahrip edilmesi, yalnızca mezarın fiziksel bütünlüğünü bozmaz. Aynı zamanda arkeologların daha sonra yapabileceği bilimsel incelemeler için gerekli bağlamın da kaybolmasına neden olabilir.
Bu nedenle tarihi niteliği bulunan mezarlarda izinsiz kazı yapılması yerine, alanın uzmanlar tarafından incelenmesi ve resmi koruma süreçlerinin işletilmesi önem taşır.
Define Kazıları Tarihi Bilgiyi Nasıl Yok Ediyor?
Define aramak amacıyla yapılan kaçak kazıların en önemli sonuçlarından biri, alanın bilimsel olarak incelenmesini zorlaştırmasıdır.
Kontrollü bir arkeolojik araştırmada mezarın;
Konumu,
Yapısı,
Katmanları,
Çevresindeki buluntular,
Gömü düzeni,
Yapım tekniği
birlikte değerlendirilir.
Kaçak kazıda ise bu unsurların önemli bölümü dağıtılabilir veya tamamen yok edilebilir.
Bu nedenle bir mezarın içerisinde değerli bir eşya bulunup bulunmadığından bağımsız olarak, mezarın kendisi ve çevresindeki arkeolojik bağlam korunması gereken tarihsel bir kaynaktır.