Karasakal’ın Hazinesi Gerçekten Var mıydı?
İngiliz korsan Edward Teach, daha çok bilinen adıyla Blackbeard (Karasakal), 18. yüzyılın başlarında Karayipler ve Kuzey Amerika kıyılarında faaliyet gösteren en tanınmış korsanlardan biriydi.
Korkutucu görünüşü, gemilerinin sayısı ve denizlerdeki faaliyetleri onu kısa sürede dönemin en ünlü korsanlarından biri hâline getirdi.
Ancak Karasakal'ın ölümünden sonra ortaya çıkan en büyük soru, korsanın elde ettiği servetin akıbeti oldu.
Karasakal'ın gerçekten büyük miktarda para veya değerli eşya sakladığına ilişkin kesin bir hazine envanteri bulunmuyor. Buna rağmen Kuzey Carolina'daki tarihî geleneklerde onun hazine gömmüş olabileceğine dair anlatılar yüzyıllardır yaşamaya devam ediyor. NCpedia da Edward Teach'in Beaufort County bölgesinde hazine gömdüğünün söylendiğini belirtiyor.
Karasakal’ın Son Günleri
1718 yılına gelindiğinde Karasakal'ın faaliyetleri Kuzey Carolina kıyılarına kadar uzanmıştı.
Özellikle Ocracoke Inlet, korsanın önemli uğrak noktalarından biriydi. NCpedia, Ocracoke Inlet'in Karasakal'ın favori demirleme yerlerinden biri olduğunu ve korsanın 1718 yılında burada İngiliz donanma subayı Robert Maynard ile girdiği savaşta öldürüldüğünü aktarıyor.
Karasakal'ın sonu da korsanlık kariyeri kadar dramatik oldu.
Maynard'ın kuvvetleriyle gerçekleşen çatışmada Edward Teach öldürüldü ve korsanın başı kesilerek Virginia Valisi Alexander Spotswood'a gönderildi.
Fakat geride cevaplanmamış bir soru kaldı:
Karasakal'ın yıllar boyunca elde ettiği ganimet neredeydi?
“Hazinenin Yerini Yalnızca Ben ve Şeytan Biliyoruz” Sözü
Karasakal'ın hazinesinden söz edilirken internette sıkça, ölümünden önce hazine hakkında:
“Onu benden ve Şeytan'dan başka kimse bilmiyor...”
şeklinde bir söz söylediği aktarılıyor.
Ancak bu sözün güvenilir birincil tarihî kaynağı konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Bu nedenle Hazineciyiz.com açısından söz konusu cümleyi Karasakal'ın kesin olarak söylediği tarihî bir söz şeklinde sunmak doğru olmaz.
Bu tür sözler, korsanın etrafında oluşan efsaneyi güçlendiren anlatılar arasında yer alıyor.
Hazinenin İçinde Ne Vardı?
Karasakal denizlerde çok sayıda gemiye saldırmış ve farklı türlerde ticari yükler ele geçirmişti.
Fakat korsanların yağmaladığı her yük altın ve mücevherlerden oluşmuyordu.
Dönemin deniz ticaretinde:
Şeker,
Kakao,
Tütün,
Pamuk,
Kereste,
Kumaş,
Baharat ve çeşitli ticari ürünler
önemli ekonomik değer taşıyordu.
Dolayısıyla Karasakal'ın ele geçirdiği ganimetlerin tamamını “altın ve mücevher” olarak düşünmek tarihî gerçeklikle örtüşmeyebilir.
Hatta bu durum, korsanın büyük bir hazine gömmüş olduğu fikrini de sorgulamayı gerektiriyor.
Ele geçirilen ticari malların önemli bölümü satılmış, takas edilmiş veya tüketilmiş olabilir.
Ocracoke Adası: En Güçlü Hazine Efsanelerinden Biri
Karasakal'ın kayıp hazinesiyle ilgili anlatılarda en sık karşılaşılan yerlerden biri Ocracoke Adası ve çevresidir.
Bunun önemli bir nedeni bulunuyor: Karasakal'ın bu bölgeyle doğrudan bağlantısı vardı.
Ocracoke Inlet, korsanın faaliyet gösterdiği ve son savaşının gerçekleştiği bölgeydi.
Bu nedenle korsanın servetini buradaki kıyı veya ada çevresinde saklamış olabileceği düşüncesi zamanla güçlü bir yerel efsaneye dönüştü.
Ancak bugüne kadar Ocracoke'ta ortaya çıkarılan belirli bir hazinenin Karasakal'a ait olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış değil.
Plum Point ve Bath Bölgesi
Karasakal'ın Kuzey Carolina'daki bir diğer önemli bağlantısı Bath bölgesiydi.
Tarihî kayıtlara göre Teach bir dönem Bath'ta yaşamış, hatta korsanlıktan uzaklaşmış gibi görünerek burada yerleşik bir hayat sürmeye çalışmıştı. Ancak daha sonra yeniden denizlere dönerek korsanlık faaliyetlerine devam etti.
Bu nedenle Bath ve çevresi de Karasakal'ın ganimetlerini saklamış olabileceği düşünülen bölgeler arasında yer alıyor.
Fakat burada da aynı sorunla karşılaşıyoruz:
Karasakal'ın gömülü hazinesine ait olduğu kesin biçimde kanıtlanmış bir buluntu bulunmuyor.
Queen Anne’s Revenge: Kayıp Hazinenin Peşindeki En Önemli Keşif
Karasakal'ın hazinesi denildiğinde akla gelen en önemli arkeolojik keşif ise onun ünlü amiral gemisi Queen Anne's Revenge batığıdır.
Gemi 1718 yılında Kuzey Carolina açıklarında karaya oturarak battı.
Batığın yeri 21 Kasım 1996'da, Beaufort Inlet yakınlarında yapılan araştırmalar sırasında keşfedildi. Daha sonra gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar, batığın Karasakal'ın gemisi olduğuna dair çok sayıda kanıt ortaya çıkardı.
2011 yılında Kuzey Carolina yetkilileri, elde edilen güçlü arkeolojik kanıtlar doğrultusunda batığın Queen Anne's Revenge olduğunu kamuoyuna açıkladı.
Batıktan Altın Çıktı mı?
Evet.
Queen Anne's Revenge araştırmaları sırasında altın tozu ve altın içeren küçük parçalar bulundu.
Kuzey Carolina'nın Queen Anne's Revenge Projesi, batıkta altın tozu, altın kaplama gümüş bir süs parçası ve işlenmiş altın parçası gibi küçük buluntuların ele geçirildiğini bildiriyor.
Ancak bu durum, batıkta devasa bir korsan hazinesinin bulunduğu anlamına gelmiyor.
Aksine araştırmacıların ortaya çıkardığı eserlerin büyük bölümü geminin günlük yaşamı, silahları, tıbbi ekipmanı, navigasyon araçları ve ticari faaliyetleri hakkında bilgi veriyor. Projede yüz binlerce arkeolojik eser belgelenmiş durumda.
Queen Anne’s Revenge Neden Önemli?
Queen Anne's Revenge batığı, yalnızca içinde altın bulunup bulunmadığı açısından önemli değil.
Batıktan:
Toplar ve mühimmat,
Gemi parçaları,
Tıbbi malzemeler,
Navigasyon araçları,
Seramikler,
Cam boncuklar,
Kişisel eşyalar,
Ticari ve günlük kullanım nesneleri
çıkarıldı.
Bugün binlerce eser konservasyon çalışmalarından geçiriliyor ve geminin hikâyesi müzelerde sergileniyor.
Kuzey Carolina'nın resmî konservasyon laboratuvarında 420 binden fazla eserin çeşitli aşamalarda koruma altında olduğu belirtiliyor.
Karasakal’ın Hazinesi Gemide Değilse Nerede?
Bu sorunun kesin bir cevabı yok.
Queen Anne's Revenge'in batığından elde edilen küçük miktardaki altın buluntuları, gemide değerli maddelerin bulunduğunu gösteriyor. Ancak araştırmacıların çalışmaları, devasa bir altın hazinesinin batıkta bulunduğunu göstermiyor.
QAR projesinin tarihî materyallerinde de gemi batmadan önce değerli eşyaların ve diğer bazı yüklerin çıkarılmış olabileceğine ilişkin değerlendirmeler yer alıyor.
Bu durum birkaç ihtimali gündeme getiriyor:
Karasakal'ın büyük bir serveti hiç olmamış olabilir.
Elde edilen ganimetlerin önemli bölümü daha gemi batmadan kullanılmış veya satılmış olabilir.
Korsanın bazı değerli eşyaları başka bir yerde saklamış olması mümkün olabilir.
Ancak bunların hiçbirinin bugün için kesin cevabı bulunmuyor.
“Tonlarca Altın” Hikâyesi Ne Kadar Gerçek?
Karasakal'ın hazinesi hakkında anlatılan en büyük iddialardan biri, korsanın tonlarca altın ve mücevher gömdüğü yönünde.
Fakat bu iddiayı destekleyen güvenilir bir hazine envanteri bulunmuyor.
Korsanların gerçek servetleri ile sonradan anlatılan korsan hazineleri arasında büyük farklar olabiliyor. Zaman içerisinde hikâyeler büyüyor, kayıp gemiler ve gömülü sandıklar birbirine karışıyor ve küçük bir tarihî buluntu “devasa hazine” efsanesine dönüşebiliyor.
Bu nedenle Karasakal'ın hazinesinin büyüklüğü konusunda kesin rakamlar vermek doğru değil.
Karasakal’ın Hazinesi Bir Gün Bulunabilir mi?
Teorik olarak, Karasakal'ın faaliyet gösterdiği bölgelerde yeni arkeolojik buluntular ortaya çıkabilir.
Ancak herhangi bir altın sikke, mücevher veya eski eşyanın Karasakal'a ait olduğunu söylemek için yalnızca bulunduğu yer yeterli değildir.
Buluntunun:
Tarihlendirilmesi,
Arkeolojik tabakası,
Bulunduğu alanın tarihî belgelerle bağlantısı,
Diğer eserlerle ilişkisi
gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle Kuzey Carolina kıyıları, fırtınalar, gelgitler ve kıyı hareketleri nedeniyle sürekli değişen bir arkeolojik çevreye sahip.
Bu nedenle gelecekte yapılacak keşifler, yalnızca klasik define arama yöntemlerinden değil, belge araştırması, jeofizik yöntemler, sualtı arkeolojisi ve bilimsel kazı tekniklerinden yararlanabilir.