Evinin bahçesinde kazı yaparken altın, sikke veya tarihi eser bulanları yakından ilgilendiren düzenleme merak uyandırıyor. Buluntunun niteliğine ve arazinin kime ait olduğuna göre değişen ikramiye oranları yüzde 40'a kadar çıkabiliyor. Ancak ödeme alınabilmesi için yerine getirilmesi gereken önemli şartlar bulunuyor.

Bahçesinde eski altınlar ya da sikkeler bulanların aklına ilk olarak “Bulduğum hazinenin ne kadarı benim olacak?” sorusu geliyor. Ancak bulunan her altın parçası hukuken define sayılmıyor. Eşyanın yaşı, niteliği, sahibinin bulunup bulunmadığı ve kültür varlığı özelliği taşıyıp taşımadığı, izlenecek süreci ve ödeme ihtimalini değiştiriyor.

Türk Medeni Kanunu'na Göre Define Kime Ait?

Türk Medeni Kanunu'nun 772'nci maddesine göre, çok önce gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık sahibinin bulunmadığı kesinleşen değerli eşyalar define kabul ediliyor. Bilimsel değer taşıyan eserler için özel kanun hükümleri saklı tutulurken, sıradan nitelikteki define bulunduğu taşınır veya taşınmaz malın sahibine ait oluyor. Defineyi bulan kişi ise uygun bir ödül talep edebiliyor.

Bu ödül, bulunan değerin yarısını aşamıyor. Dolayısıyla arazi sahibi ile bulan kişinin farklı kişiler olduğu durumlarda, bulan kişiye otomatik olarak yarı yarıya pay verildiği düşünülmemeli. Ödülün miktarı somut olayın koşullarına göre belirleniyor.

Tarihi Eser Bulanlara Yüzde Kaç İkramiye Veriliyor?

Bulunan eşya eski sikke, tarihi takı veya arkeolojik önem taşıyan başka bir eser niteliğindeyse konu 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında değerlendiriliyor. Kanun, bu tür taşınır kültür varlıklarının en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne; köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirliğine bildirilmesini öngörüyor.

Kanunun 64'üncü maddesinde, zamanında bildirilen kültür varlıkları için uygulanacak ikramiye oranları düzenleniyor. Buluntunun bulunduğu arazinin mülkiyetine göre ödeme koşulları değişiyor:

  • Başkasına ait özel mülkte bulunursa: Bakanlık tarafından takdir edilen bedelin yüzde 80'i ikramiye olarak ayrılıyor. Bu tutar bulan kişiyle mülk sahibi arasında eşit paylaştırılıyor. Böylece bulan kişiye, şartların oluşması halinde takdir edilen değerin yüzde 40'ına karşılık gelen ikramiye düşebiliyor.
  • Devlet arazisinde bulunursa: Takdir edilen bedelin yüzde 40'ı bulana ikramiye olarak ödeniyor.
  • Kişinin kendi mülkünde bulunursa: Bulana ayrıca ikramiye verilmiyor. Buluntuyla ilgili müze ve tescil süreci uygulanıyor.

Burada önemli ayrıntı, her eski sikkenin veya altın eşyanın otomatik olarak ikramiye kapsamına girmemesi. Buluntunun korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıması ve ilgili mevzuattaki şartların yerine getirilmesi gerekiyor. Ayrıca ödeme, altının gramı veya güncel piyasa satış fiyatı üzerinden doğrudan hesaplanmıyor; mevzuata göre belirlenen takdir edilmiş bedel esas alınıyor.

Bahçede Tarihi Eser Bulanlar Ne Yapmalı?

Bahçede bulunan eski eşyalara müdahale edilmemesi, buluntunun yerinin değiştirilmemesi ve kazının sürdürülmemesi önem taşıyor. Tarihi eser şüphesi bulunan bir eşya için fotoğraf ve konum bilgilerinin korunması, ardından yetkili makamlara bildirim yapılması gerekiyor.

Eserin saklanması, satılması veya izinsiz biçimde elden çıkarılması yerine resmi bildirim yolunun izlenmesi hem kültür varlığının korunması hem de varsa yasal hakların değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Bildirim süresinin kaçırılmaması da dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Kendi Bahçesinde Define Aramak Serbest mi?

Bir eşyanın tesadüfen bulunması ile define aramak amacıyla kazı yapılması aynı hukuki durum değil. Kişinin kendi arazisinde bulunması, izinsiz define arama veya kazı yapma hakkı verdiği anlamına gelmiyor. İzin gerektiren arama faaliyetlerine ruhsatsız başlamak ya da sit alanlarına ve korunması gerekli yapılara zarar vermek ciddi hukuki sonuçlara yol açabiliyor.

Bu nedenle “Kendi bahçem” düşüncesiyle dedektörle arama veya geniş çaplı kazı yapılmamalı. Öncelikle buluntunun niteliği yetkili uzmanlar tarafından belirlenmeli; mülkiyet, bildirim ve varsa ikramiye süreci bu tespitten sonra değerlendirilmelidir.

Yüzde 40 İkramiye Her Buluntu İçin Geçerli mi?

Hayır. Yüzde 40 oranı, mevzuatta belirtilen koşulların sağlandığı belirli durumlarda gündeme geliyor. Buluntunun kültür varlığı niteliği, bulunduğu arazinin mülkiyeti, zamanında bildirim yapılması ve Bakanlık tarafından belirlenen bedel gibi unsurlar ödeme sürecini etkiliyor.

Dolayısıyla bahçesinde altın veya eski eşya bulan herkesin otomatik olarak yüzde 40 ikramiye alacağı düşünülmemeli. Her olay kendi koşulları içinde ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendiriliyor.